
Çalışanınız Sizinle Hangi Sözleşmeyi Yapıyor? Görünmeyen Anlaşmayı Okuyun
Çalışanların kurumlarıyla ilişkileri; yani sadakatleri, aidiyetleri ve motivasyonları, çoğu zaman görünmeyen bir anlaşmaya dayanır: psikolojik sözleşme.
Bu sözleşme yazılı değildir.
İmzalanmaz.
Ama her gün yaşanır.
Her çalışan, işe başladığı anda —farkında olsun ya da olmasın— kurumla zihninde bir denge kurar:
“Ben bu kuruma ne veriyorum?”
“Bu kurum bana ne veriyor?”
“Bu ilişkinin sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor?”
Bu soruların cevapları, çalışanın davranışını belirler.
Psikolojik Sözleşme Nedir?
Psikolojik sözleşme, çalışan ile kurum arasındaki karşılıklı beklentilerin ve algıların toplamıdır.
- Ne kadar emek vereceğim?
- Ne kadar karşılık alacağım?
- Bu kurum bana ne vaat ediyor?
- Ben bu kurumdan ne bekliyorum?
Bu denge, çalışanın iç dünyasında kurulur.
Ve bu denge bozulduğunda, bağlılık çözülür.
Üç Farklı Sözleşme Türü
Çalışanların kurumlarıyla kurduğu psikolojik sözleşmeler genel olarak üç tipe ayrılır:
1. İşbirlikçi Psikolojik Sözleşme
Eğer bir çalışan:
- çalıştığı kurumu sahipleniyorsa
- kurumun amaçlarında kendi amaçlarını görüyorsa
- yaptığı işte anlam buluyorsa
bu ilişkiye işbirlikçi psikolojik sözleşme diyoruz.
Bu sözleşmede çalışan:
- ekstra çaba gösterir
- inisiyatif alır
- krizlerde sorumluluk üstlenir
Çünkü artık o iş, sadece bir iş değildir.
Kendi işi haline gelmiştir.
2. Hesabî Psikolojik Sözleşme
Bazı çalışanlar ise kurumu, sunduğu faydalar için tercih eder.
- maaş
- yan haklar
- kariyer fırsatları
Bu durumda ilişki daha rasyoneldir.
Taraflar birbirine şunu söyler:
“Ben bu kadar veririm, sen de bu kadar ver.”
Bu sözleşmeye hesabî psikolojik sözleşme diyoruz.
Bu tür ilişkiler sürdürülebilir olabilir.
Ama kırılgandır.
Çünkü:
denge bozulursa, ilişki de biter.
3. Zorunlu Psikolojik Sözleşme
En problemli sözleşme türü budur.
Eğer bir çalışan:
- işe ihtiyacı olduğu için
- başka seçeneği olmadığı için
- şartları içine sinmese bile
o kurumda çalışıyorsa, bu ilişki zorunlu psikolojik sözleşmedir.
Bu tür sözleşmelerde:
- koşullar tek taraflıdır
- çalışan kendini sıkışmış hisseder
- motivasyon düşüktür
Bu yapı, tarihsel olarak:
- hapishanelerde
- esir kamplarında
- kapalı sistemlerde
görülen ilişkilere benzer.
İş dünyasında bu noktaya gelmek, ciddi bir alarmdır.
Çalışan Ne Hissediyor?
Bir çalışan, kurumla kurduğu ilişkiye göre kendini şu şekilde hissedebilir:
- Ortak → İşbirlikçi sözleşme
- Tedarikçi → Hesabî sözleşme
- Hükümlü → Zorunlu sözleşme
Bu üç duygunun yarattığı davranışlar tamamen farklıdır.
Sözleşmeler Sabit Değildir
Önemli bir gerçek:
Psikolojik sözleşmeler sabit değildir.
Bir çalışan:
- işe başladığında işbirlikçi olabilir
- zamanla hesabî hale gelebilir
- daha sonra zorunluya dönüşebilir
Bu dönüşümün nedeni genellikle şudur:
Yönetim yaklaşımı.
Yönetim Her Şeyi Değiştirir
Bir çalışanın kurumla yaptığı sözleşmeyi en çok etkileyen faktörler:
- yöneticinin davranışları
- organizasyonun adalet anlayışı
- iş yerindeki güven ortamı
- iletişim kalitesi
Eğer çalışan:
- dinlenmiyorsa
- değer görmüyorsa
- adalet hissetmiyorsa
işbirlikçi sözleşme hızla çözülür.
En Büyük Hata: Büyük Resmi Göstermemek
Bir çalışan için işi anlamlı kılan şey:
büyük resimdeki yerini görmesidir.
Eğer çalışan:
- neden bu işi yaptığını bilmiyorsa
- katkısının nereye gittiğini görmüyorsa
- kendini yalnızca bir görevle sınırlı hissediyorsa
iş, bir zorunluluğa dönüşür.
Ne Yapmalı?
Bir çalışanın işi sahiplenmesi için:
- rolü net tanımlanmalı
- beklentiler açık olmalı
- katkısının değeri gösterilmeli
- gelişim alanı sunulmalı
En önemlisi:
ona güvenilmeli.
Kurumlar İçin Kritik Soru
Sevgili yöneticiler;
Çalışanlarınız sizinle hangi sözleşmeyi yapıyor?
- Sizinle birlikte mi yürüyorlar?
- Sizinle hesap mı yapıyorlar?
- Yoksa sizinle mecburen mi kalıyorlar?
Bu sorunun cevabı, şirketinizin geleceğini belirler.
Sonuç
Psikolojik sözleşme görünmezdir.
Ama etkisi çok gerçektir.
Yazılı sözleşmeler çalışanı işe bağlar.
Ama psikolojik sözleşme onu kuruma bağlar.
Son Söz
Bir çalışanın işi bir zorunluluk olmaktan çıkarmak istiyorsanız:
- ona anlam verin
- ona alan verin
- ona güven verin
Çünkü insanlar yalnızca çalışmak için değil,
anlam bulmak için çalışırlar.