Terfi etmek istiyor musunuz? O zaman önce şu gerçekle yüzleşelim:
Hiç kimse kendi kendine terfi etmez. Terfi, birileri tarafından verilen bir karardır. Ve bu karar, sanıldığı kadar “objektif performans tabloları” üzerinden değil; insan ilişkileri, güven ve algı üzerinden şekillenir.

Şirketler, kağıt üzerinde rasyonel yapılarmış gibi görünür. KPI’lar, hedefler, performans sistemleri, değerlendirme formları… Ancak terfi dediğimiz mesele, bu sistemlerin çok ötesinde, politik bir karardır. İnsanlar, güvendikleri ve birlikte yol yürüyebileceklerini düşündükleri kişileri yukarı taşırlar. Dolayısıyla terfi etmek istiyorsanız, bu oyunun nasıl oynandığını bilmeniz gerekir.

1. Terfi Etmek İstediğinizi Söylemek Zorundasınız

Birinci ve en kritik adım şudur: Terfi etmek istediğinizi dile getirmek.
Ama burada büyük bir hata yapılıyor. İnsanlar ya hiç söylemiyorlar ya da yanlış kişilere, yanlış yerlerde söylüyorlar.

Arkadaş ortamında, koridorda, kahve molasında, “ya aslında ben de terfi bekliyorum” demenin hiçbir karşılığı yoktur. Karnınızdan konuşmanın da yoktur. Terfi, sizi terfi ettirme yetkisi olan insanlarla konuşulacak bir konudur. Yani karar vericilerle.

Bu bir talep yönetimidir. Ne istediğinizi, neyi hedeflediğinizi, neden hazır olduğunuzu doğru bir dille ve doğru bir zamanda ifade etmeniz gerekir. Terfi, “biri fark etsin” diye beklenecek bir şey değildir; yönetilmesi gereken bir süreçtir.

2. Sizi Terfi Ettirecek İnsanlarla İyi Geçinmek Zorundasınız

Piyasada buna hemen “yalakalık” etiketi yapıştırılır. Ama bu, meseleyi basitleştiren ve yanlış bir bakıştır. Yalakalar terfi etmez. Ama kimse de sevmediği, güvenmediği, iletişim kuramadığı birini terfi ettirmez.

İnsanlar birlikte çalışabilecekleri, kriz anında yanında durabilecekleri, sorun çıkarmayacak ama sorumluluk alacak kişileri yukarı taşırlar. Burada mesele kişisel yakınlık değil; ilişki kalitesidir.

İyi geçinmek demek, sürekli onaylamak, her şeye “evet” demek değildir. Saygılı olmak, iletişimi doğru kurmak, çatışmaları büyütmemek ve güven ilişkisini zedelememektir. Terfi, teknik olduğu kadar sosyal bir meseledir.

3. İşinizde Kötü Olmayacaksınız

Burada çok kritik bir ayrım var.
“İşinizde çok iyi olacaksınız” demiyorum. Çünkü işinde çok iyi olmak ile terfi etmek arasında birebir bir korelasyon yoktur. Hatta bazı durumlarda aşırı iyi performans, sizi bulunduğunuz yerde sabitleyebilir.

Ama işinizde kötü olmamanız şarttır. Kimse işini aksatan, sürekli problem çıkaran, yük olan birini yukarı taşımaz. Terfi, risk almaktır. Kimse bu riski, işini düzgün yapamayan biri için almaz.

Yani işinizi belirli bir standartta, güvenilir şekilde yapıyor olmanız, terfinin olmazsa olmaz koşuludur. Bu, sizi öne çıkarmaz ama elenmenizi engeller.

4. İşe, Şirkete ve Piyasaya Dair Malumatınız Olmalı

Terfi eden insanlar yalnızca kendi masasını bilen insanlar değildir. Şirketin nereye gittiğini, sektörün ne yaşadığını, piyasada neyin konuşulduğunu takip ederler. Çünkü terfi, yalnızca daha fazla iş yapmak değil; daha geniş bir perspektif gerektirir.

Yukarı çıktıkça, kararlarınız daha fazla insanı etkiler. Bu nedenle yöneticiler, yalnızca teknik uzmanlara değil; bağlamı anlayan, resmi bütün olarak görebilen insanlara ihtiyaç duyar.

Şirket içi dedikodudan değil; gerçek malumattan bahsediyoruz. Strateji, rekabet, riskler, fırsatlar… Bunları konuşabilen insanlar, terfi masasında daha güçlü durur.

5. Güvenilir Olacaksınız

Terfinin belki de en kritik unsuru budur: Güven.
Kimse güvenmediği, kriz çıkaracağını düşündüğü, sorun yaratacağını hissettiği birini terfi ettirmek istemez.

Güvenilirlik; sözünde durmak, tutarlı olmak, gizli bilgileri korumak, arkanızdan iş çevirmemek demektir. Terfi, yalnızca sizin başarınız değil; sizi terfi ettiren kişinin de reputasyonudur. O nedenle insanlar, riskli profillerden uzak durur.

Terfi Bir Performans Değil, Bir Karardır

Terfi, şirket içinde verilen politik bir karardır. Bunu küçümsemek için değil, doğru anlamak için söylüyorum. Eğer bu gerçeği kabul etmezseniz, yıllarca çok çalışıp yerinizde sayabilirsiniz.

Ne istediğinizi bilmek, doğru insanlarla doğru ilişki kurmak, işinizi kötü yapmamak, büyük resmi görmek ve güvenilir olmak… Terfi edenlerin ortak paydası budur.

Eğer terfi sürecinizi bilinçli şekilde yönetmek ve bu konuda profesyonel kariyer koçluğu desteği almak istiyorsanız, bu konuyu bir “şansa” bırakmamanız gerekir. Çünkü terfi, tesadüf değil; stratejidir.

About The Author