Akıl ve Özgürlük Olmadan Motivasyon Olmaz

Çalışan mutsuzluğu bugün yalnızca şirketlerin değil, dünya ekonomisinin başını ağrıtan bir sorun.

Araştırmalar bize şunu söylüyor:
Çalışanların yalnızca yaklaşık %20–23’ü iş yerlerinde gerçekten mutlu.

Geri kalan büyük çoğunluk ya mutsuz ya da nötr.
Ve bu mutsuzluk, adeta bir salgın gibi yayılıyor.

Peki ama neden?

İnsanı İnsan Yapan İki Temel Özellik

İnsanı diğer canlılardan ayıran iki temel özellik vardır:

  • Akıl
  • Özgürlük

İnsan, aklını ve özgürlüğünü kullanabildiği ölçüde insandır.

Bu iki özellik yalnızca felsefi bir tartışma konusu değildir; aynı zamanda iş hayatının da temelidir.

Çünkü insanın bu hayattaki mutluluğu, aklını ve özgürlüğünü ne ölçüde kullanabildiğiyle doğrudan ilişkilidir.

İş Yerinde Mutluluğun Gerçek Tanımı

Bir çalışanın iş yerindeki mutluluğu:

  • Ne kadar maaş aldığıyla değil
  • Ne kadar konforlu bir ofiste çalıştığıyla değil

esas olarak şuna bağlıdır:

Aklını ve özgürlüğünü ne kadar kullanabildiği.

Eğer bir çalışan:

  • düşünemiyorsa
  • karar veremiyorsa
  • inisiyatif alamıyorsa

o iş yerinde uzun vadede mutlu olması mümkün değildir.

Bir İşi Sahiplenmenin Şartları

Bir çalışanın yaptığı işi sahiplenebilmesi için dört temel şart vardır:

  1. Ne yaptığını bilmesi
  2. Nasıl daha iyi yapacağını düşünebilmesi
  3. O işle ilgili karar verebilmesi
  4. İnisiyatif alarak harekete geçebilmesi

Bu dört unsurun ortak noktası nedir?

Akıl ve özgürlük.

“Sen Düşünme” Kültürü

Birçok şirkette hâlâ şu yaklaşım hâkim:

“Sen düşünme, söyleneni yap.”

“Biz ne dersek, ne zaman dersek, nasıl dersek öyle yap.”

Bu yaklaşımın sonucu şudur:

  • Çalışanın aklı devre dışı bırakılır
  • Çalışanın özgürlüğü kısıtlanır

Yani çalışanı insan yapan iki temel özellik sistematik olarak ortadan kaldırılır.

İnsan mı, Araç mı?

Bu tür organizasyonlarda çalışanlar zamanla şuna dönüşür:

Bir araca.

  • Düşünmeyen
  • Sorgulamayan
  • Yalnızca verilen işi yapan

Haftada 45 saat boyunca insan olmaktan vazgeçen bir yapı.

İnsanlar ancak akşamları ve hafta sonları kendilerini “insan” gibi hissederler.

Böyle bir sistemde:

  • mutluluk olmaz
  • bağlılık olmaz
  • motivasyon olmaz

Neden Sürdürülemez?

“Akıl ve özgürlükten vazgeç, karşılığında maaş al.”

Bu teklif, insani değildir.
Ve sürdürülebilir de değildir.

Gallup’un yaptığı son araştırmalar bu gerçeği doğruluyor:

Dünya genelinde çalışanların yalnızca %23’ü iş yerlerinde mutlu.

Bu oran, bize sistemin temelinde bir problem olduğunu gösteriyor.

Akıllı Şirketler Ne Yapar?

Gerçekten güçlü ve sürdürülebilir şirketler bu gerçeğin farkındadır.

Bu nedenle:

  • çalışanların düşünmesini teşvik eder
  • karar alma alanlarını genişletir
  • inisiyatif kullanımını destekler
  • hata yapma alanı tanır

Yani akıl ve özgürlük alanını büyütür.

Çünkü bilirler ki:

Değeri yaratan şey, insanın aklıdır.
Sahiplenmeyi yaratan şey ise özgürlüktür.

“Para Yeter” Diyenlere Küçük Bir Soru

Burada bir parantez açalım.

Bazı arkadaşlar şöyle diyor:

“Hocam biz para için çalışıyoruz. Para bize yeter.”

Peki size şu teklifi yapalım:

Size aldığınız maaşın üç katını verelim.
Ama size insan muamelesi yapmadan çalışalım.

  • Söz hakkınız olmasın
  • Karar veremeyin
  • Düşünmeniz istenmesin

Buna ne kadar dayanabilirsiniz?

Bir süre sonra şunu fark edeceksiniz:

İnsan yalnızca para için çalışmaz.

Paranın Gerçek Anlamı

Aslında insanlar parayı da özgürlük için ister.

Para:

  • hayatın zorunluluklarından kurtulmak
  • gelecek kaygısını azaltmak
  • seçim yapabilme gücünü artırmak

için bir araçtır.

Yani paranın kendisi değil; sağladığı özgürlük değerlidir.

Sonuç

Sevgili yöneticiler;

Çalışan mutsuzluğunun temelinde maaş eksikliği değil, akıl ve özgürlük eksikliği vardır.

Bir çalışanı gerçekten motive etmek istiyorsanız:

  • ona düşünme alanı verin
  • ona karar alma hakkı verin
  • ona inisiyatif verin

Onu insan olarak kabul edin.

Davet

Eğer siz de şirketinizi daha mutlu, daha bağlı ve daha üretken bir iş yerine dönüştürmek istiyorsanız;

Motivasyon mimarinizi birlikte gözden geçirelim.

Çünkü mutlu çalışanlar tesadüf değildir.
Doğru tasarlanmış sistemlerin sonucudur.

Ve unutmayın:

İnsanın aklını ve özgürlüğünü elinden alırsanız, geriye yalnızca çalışan değil; bir araç kalır.

About The Author