Peki kimler mobbing failidir ve neden mobbing yaparlar?

“Mobbing” kelimesi İngilizce “mob” kökünden gelir. “Mob”; kalabalık, sürü ya da ayak takımı anlamına gelir. Kavram ilk kez 1960’lı yıllarda hayvan davranışlarını inceleyen Konrad Lorenz tarafından kullanılmıştır. Lorenz, daha küçük ve zayıf hayvanların, kendilerinden daha güçlü ya da farklı olan bir hayvana topluca saldırma davranışını tanımlamak için bu kavramı tercih etmişti.

Daha sonra örgütsel psikoloji alanında çalışan araştırmacılar, iş yerlerinde görülen sistematik yıldırma davranışlarını açıklamak için aynı kavramı kullanmaya başladılar.

Bugün mobbing dediğimiz şey; bir kişinin iş yerinde sistematik biçimde dışlanması, itibarsızlaştırılması, baskı altına alınması ve sonunda örgütten uzaklaştırılmaya çalışılmasıdır.

Bu davranışın temel amacı çoğu zaman performansı artırmak değildir.

Amaç, farklı olanı kontrol etmek veya ortamdan uzaklaştırmaktır.

Mobbing Her Zaman Güçle İlgilidir

Mobbing vakalarına yakından baktığınızda ortak bir özellik görürsünüz.

Mobbing uygulayan kişi ya da grup, kendisini tehdit altında hisseder.

Bu tehdit her zaman gerçek olmak zorunda değildir.

Bazen:

  • yüksek performans gösteren bir çalışan,
  • farklı düşünen biri,
  • güçlü bir uzman,
  • bağımsız karakterli bir profesyonel,
  • etik dışı uygulamalara itiraz eden biri

grubun mevcut dengesini bozduğu için tehdit olarak algılanır.

Bu noktada sorun çalışanın davranışı değil, sistemin farklılığa verdiği tepkidir.

Mobbing Bir Kültür Problemdir

Şirketlerde mobbing çoğu zaman bireysel bir çatışma gibi görünür.

Oysa mobbingin ortaya çıkması için uygun bir kültür gerekir.

Sağlıklı kurum kültürlerinde insanlar:

  • itiraz edebilir,
  • farklı düşünebilir,
  • hata yapabilir,
  • yöneticileriyle tartışabilir.

Ancak toksik kültürlerde farklı olmak risklidir.

Bu ortamlarda uyum, değerlerden daha önemlidir.

Sessizlik, doğruluktan daha kıymetli hale gelir.

İşte mobbing tam da bu noktada ortaya çıkar.

Mobbing Neden Grup Halinde Yapılır?

Mobbingin en dikkat çekici özelliklerinden biri, çoğu zaman tek bir kişi tarafından değil; küçük bir grup tarafından sürdürülmesidir.

Çünkü grup desteği saldırganların kendilerini daha güçlü hissetmesini sağlar.

Bir kişi:

  • dedikodu yapar,
  • diğeri dışlar,
  • bir başkası itibarsızlaştırır,
  • yönetici ise sessiz kalır.

Böylece görünürde kimse doğrudan saldırgan değildir.

Ama sonuçta ortaya sistematik bir yıldırma çıkar.

Bu nedenle mobbing mağdurları çoğu zaman şunu söyler:

“Kimsenin bana açıkça bir şey yaptığını kanıtlayamıyorum ama herkes bana karşı.”

Bu his tesadüf değildir.

Mobbing çoğu zaman tam olarak böyle işler.

Yönetim Sessiz Kaldığında Suç Ortaklığı Başlar

Mobbingin en tehlikeli yanı, çoğu zaman yöneticilerin bunu görmesine rağmen müdahale etmemesidir.

Bazı yöneticiler:

  • problemi küçümser,
  • görmezden gelir,
  • performans sonuçlarına odaklanır.

Bazıları ise saldırganları korur.

İşte bu noktada mobbing bireysel bir davranış olmaktan çıkar ve kurumsal bir probleme dönüşür.

Çünkü artık sorun yalnızca saldırgan kişiler değil, saldırganlığı tolere eden sistemdir.

Mobbingin Gerçek Bedeli

Mobbing yalnızca mağduru etkilemez.

Şirketin tamamını etkiler.

Çünkü mobbingin olduğu yerde:

  • güven azalır,
  • çalışan bağlılığı düşer,
  • yaratıcılık yok olur,
  • insanlar sessizleşir,
  • yetenekli çalışanlar ayrılır.

Sonunda şirket görünürde ayakta kalabilir ama içeriden çürümeye başlar.

Mobbing Mağdurlarına Birkaç Söz

Eğer mobbinge maruz kalıyorsanız şunu unutmayın:

Yaşadığınız şey normal değildir.

Ve bunu kabullenmek zorunda değilsiniz.

Öncelikle yaşananları belgeleyin.

Yazışmaları saklayın.

Tanıkları not edin.

Profesyonel destek alın.

İnsan kaynaklarına ve gerekli mercilere başvurun.

Ve en önemlisi:

Yaşadığınız şeyi kişisel bir başarısızlık olarak görmeyin.

Çoğu zaman problem siz değil, içinde bulunduğunuz sistemdir.

Bazen En Doğru Karar Ayrılmaktır

Bazı iş yerleri düzeltilebilir.

Bazıları ise düzeltilemez.

Eğer bulunduğunuz yapı sistematik biçimde sizi tüketiyorsa, bazen en doğru strateji savaşmak değil, çıkış planı yapmaktır.

Çünkü hiçbir maaş, hiçbir unvan ve hiçbir kariyer fırsatı insanın ruh sağlığından daha değerli değildir.

Sonuç

Mobbing bir iletişim problemi değildir.

Bir güç ve kültür problemidir.

Bu nedenle mobbingle mücadele etmek isteyen şirketlerin öncelikle:

  • güven kültürü oluşturması,
  • yöneticilerini insan yönetimi konusunda eğitmesi,
  • farklılıklara tahammül etmeyi öğrenmesi,
  • psikolojik güvenliği kurumsal bir hedef haline getirmesi gerekir.

Daha adil, daha güvenli ve daha insanca iş yerleri yaratmak mümkündür.

Ama bunun ilk şartı, mobbingi normalleştirmeyi bırakmaktır.

Çünkü insanın çalıştığı yerde korkmadan, aşağılanmadan ve değersiz hissetmeden var olabilmesi bir ayrıcalık değil, en temel hakkıdır.

About The Author